EN
Sentetik Seküritizasyon Derecelendirme Metodolojisi
  • A-
  • A
  • A+

SENTETİK SEKÜRİTİZASYON DERECELENDİRME METODOLOJİSİ

1. SENTETİK SEKÜRİTİZASYON HAKKINDA GENEL BİLGİLENDİRME
Menkul kıymetleştirme, bilançoda gelecekte belirli ve öngörülebilir nakit akışı sağlayan alacak veya varlık gruplarının bir araya getirilerek bir havuz oluşturulması ve bu havuza dayalı olarak yatırımcılara satılmak üzere menkul kıymet ihraç edilmesi sürecidir. Sentetik seküritizasyon ise bu genel çerçeve içinde, varlık havuzunun bilançodan çıkarılması yerine kredi türevleri (credit derivatives) veya finansal garantiler aracılığıyla söz konusu havuza ilişkin kredi riskinin üçüncü taraflara devredilmesi işlemini ifade etmektedir.
Bu yapıda dayanak varlıklar kaynak kuruluşun bilançosunda kalmakta; yalnızca bu varlıklardan kaynaklanabilecek kredi riski, koruma alıcısı ile koruma sağlayıcısı arasında akdedilen bir kredi koruma anlaşması çerçevesinde transfer edilmektedir. Bu sayede kaynak kuruluş, müşteri ilişkisini ve varlığın mülkiyetini korurken, gerekli düzenleyici koşulların ve anlamlı risk transferi kriterlerinin sağlanması halinde risk ağırlıklı varlıklarını azaltabilmekte ve sermaye yeterliliği oranını iyileştirebilmektedir.
Menkul kıymetleştirme işlemleri, kredi riskinin yatırımcıya aktarılma biçimine göre analitik olarak iki temel grupta değerlendirilebilir:
✓    Geleneksel (Nakit) Menkul Kıymetleştirme: Dayanak varlıkların gerçek satış (true sale) yoluyla özel amaçlı kuruluşa devredildiği, hukuki ayrıştırmanın varlık mülkiyetinin devriyle sağlandığı ve yatırımcıya yapılacak ödemelerin kaynağını havuzdan yapılan tahsilatların oluşturduğu işlemlerdir.
✓    Sentetik Seküritizasyon: Gerçek satışın gerçekleşmediği, referans portföyün kaynak kuruluşun aktifinde kalmaya devam ettiği ve yalnızca kredi riskinin sözleşmesel olarak devredildiği işlemlerdir. Yatırımcının veya koruma sağlayıcısının temel riski, kaynak kuruluşun genel kredi riskinden ziyade referans portföyün kredi performansına bağlanmaktadır.
Bu ayrım, derecelendirme analizinin kapsamını doğrudan belirlemektedir. Sentetik seküritizasyon işlemlerinde derecelendirme, yalnızca dayanak portföyün kredi riskine değil; aynı zamanda koruma sağlayıcısının ödeme kapasitesine, teminat kalitesine ve işlem belgelerinin hukuki sağlamlığına da dayanmaktadır. Bu çok katmanlı yapı, referans portföy kredi riskinin yanı sıra kredi korumasının hukuki, operasyonel ve karşı taraf riski boyutlarının da birlikte değerlendirilmesini gerektirmektedir.
Şekil 1:Geleneksel Menkul Kıymetleştirme ve Sentetik Seküritizasyon 
2. SEGMENTASYON
Sentetik seküritizasyon işlemleri; koruma mekanizmasının türüne, dayanak varlık sınıfına ve dilim yapısına bağlı olarak birbirinden önemli ölçüde farklılaşmaktadır. Bu nedenle JCR ER, söz konusu işlemleri koruma yapısı ve dayanak varlık bazında ayrıştırarak değerlendirmektedir. Gerçek satışa dayalı geleneksel menkul kıymetleştirme işlemleri bu metodolojinin kapsamı dışında olup ayrı bir metodolojik çerçevede ele alınmaktadır.
Kredi korumasının sağlanma biçimine göre işlemler üç ana yapısal kategoride değerlendirilmektedir:
1.    Fonlanmış Sentetik Seküritizasyon (Funded / F): Koruma sağlayıcısının kredi bağlantılı senet (CLN) satın alarak nakit teminat yatırdığı yapılardır. Teminat bağımsız bir emanet hesabında muhafaza edilmekte ve kredi olayı gerçekleşmesi durumunda koruma ödemesi bu hesaptan karşılanmaktadır.
2.    Fonlanmamış Sentetik Seküritizasyon (Unfunded / U): Koruma sağlayıcısının kredi temerrüt swabı (CDS) veya finansal garanti aracılığıyla taahhüt verdiği, nakit teminat yatırmadığı yapılardır. Koruma ödemesi ancak kredi olayının gerçekleşmesi halinde muaccel hale gelmektedir.
3.    Hibrit Sentetik Seküritizasyon (Hybrid / H): Fonlanmış ve fonlanmamış bileşenlerin aynı işlem bünyesinde bir arada bulunduğu yapılardır. Tipik olarak mezzanine dilim CLN aracılığıyla fonlanmış, üst dilim ise fonlanmamış garanti veya CDS ile korunmaktadır.
Ana segmentler, dayanak varlıkların ürün ve risklilik açısından farklı kriterlerle değerlendirilmesi amacıyla sekiz dayanak varlık sınıfına göre alt segmentlere ayrıştırılmıştır: Jenerik, Kurumsal Krediler, KOBİ Kredileri, Ticari Gayrimenkul Kredileri (CMBS), Konut Kredileri (RMBS), Tüketici Kredileri, Kredi Kartı Alacakları ve Taşıt Kredileri.
Koruma yapısı ve dayanak varlık sınıfının kombinasyonu toplamda 24 değerlendirme modelini oluşturmaktadır. Ağırlık ataması ve metodolojik kalibrasyon, koruma yapısına göre ayrıştırılmış 3 model ile sekiz dayanak varlık sınıfı modeli üzerinden gerçekleştirilmekte olup belirli bir işlem için nihai model bu iki boyutun kesişiminden türetilmektedir.
3. SENTETİK SEKÜRİTİZASYON İŞLEMLERİNİN YAPISI
3.1 Koruma Yapıları
Fonlanmış yapıda koruma sağlayıcısı, CLN bedelini ödediği anda nakit özel amaçlı kuruluşa veya hesap bankasına aktarılmakta olup bu nakit genellikle kısa vadeli ve yüksek kaliteli enstrümanlarda değerlendirilmektedir. Koruma alıcısı açısından bu yapı, karşı taraf riskini en aza indiren bir model olarak öne çıkmaktadır. Zira ödeme kapasitesi koruma sağlayıcısının gelecekteki mali durumuna değil, işlem başında yatırılmış ve ayrılmış nakde dayanmaktadır.
Fonlanmamış yapıda ise koruma sağlayıcısı tipik olarak çok taraflı kalkınma bankaları, uluslararası finans kuruluşları veya yüksek kredi notuna sahip bankalardır. Koruma sağlayıcısının ödeme yükümlülüğünü hiçbir teminat desteği olmaksızın yerine getirebileceğine dair güven, büyük ölçüde kuruluşun kredi notuna dayanmaktadır. Bu yapının temel avantajı düşük işlem maliyeti ve operasyonel sadeliktir.
Hibrit yapının ortaya çıkış nedeni çoğunlukla pratik kısıtlardan kaynaklanmaktadır. Bu yapı, tek bir koruma sağlayıcısının işlemin tamamını fonlamaya istekli veya kapasiteli olmaması ya da koruma alıcısının toplam işlem maliyetini optimize etmek istemesi durumlarında tercih edilmektedir. Mezzanine dilimin fonlanması en yüksek risk yoğunluğuna sahip katman için güçlü bir güvence sağlarken, üst dilimin fonlanmaması toplam işlem maliyetini düşürmektedir.
3.2 Havuzlama, Dilimleme ve Risk Ayrıştırması
Sentetik seküritizasyon mekanizması üç temel unsurun bir araya gelmesiyle işlerlik kazanmaktadır. Havuzlama (pooling), kredi riski transferine konu olacak referans yükümlülüklerin önceden belirlenen uygunluk kriterlerine göre seçilerek bir referans portföy oluşturulmasıdır; bu süreçte fiziki bir varlık devri gerçekleşmez. Dilimleme (tranching), referans portföye ilişkin kredi riskinin kıdemsiz dilimden kıdemli dilime doğru katmanlandırılmasıdır. Risk ayrıştırması (risk de-linking) ise varlık mülkiyetinin devriyle değil, referans portföyden doğan kredi riskinin sözleşmesel olarak kaynak kuruluşun genel kredi riskinden ayrıştırılmasıyla sağlanmaktadır.
Sentetik seküritizasyonda dilimleme, geleneksel menkul kıymetleştirmedeki gibi her zaman farklı kredi notuna sahip menkul kıymetlerin ihracı yoluyla değil, kredi koruma anlaşmasının kapsamının kayıp bantlarına (loss bands) bölünmesi yoluyla gerçekleştirilmektedir. Bu kapsamda kredi koruması, belirli bir başlangıç zarar eşiği (attachment point) ile bitiş zarar eşiği (detachment point) arasında tanımlanabilmektedir.
Zarar dağıtımı şelale (waterfall) ilkesine göre işlemekle birlikte, bu yapı geleneksel menkul kıymetleştirmedeki nakit akışı itfa sırasından farklı olarak zarar tahsisi sırasını ifade etmektedir. Bu sıralı aşınma mekanizması, koruma sağlayıcılarının yalnızca kendi üstlendikleri kayıp bandına isabet eden zarara maruz kalmasını sağlamaktadır.
Şekil 2: Dilimleme ve Kayıp Bantları  
3.3 Risk Azaltım Unsurları
İşlem yapısının risk azaltım kapasitesi; dilimleme yapısı, kredi koruma sözleşmesinin kapsamı, koruma sağlayıcısının kredi kalitesi, teminatlandırma mekanizması, sentetik fazla spread uygulaması ve amortisman tetikleyicileri gibi unsurların birlikte değerlendirilmesi suretiyle analiz edilmektedir.
✓    Sentetik Fazla Spread: Referans portföyün getirisi ile koruma primi ve işlem maliyetleri arasındaki farka referansla kalibre edilen, kaynak kuruluşça sözleşmeyle dönemsel olarak tahsis edilen ve dilimlerden önce zarar emen tutardır. “Trapped” yapı korumanın sürekliliğini artırırken, “use-it-or-lose-it” yapı daha sınırlı bir koruma etkisi yaratmaktadır.
✓    Karşı Garanti (Counter-Guarantee): Merkezi hükümetler, merkez bankaları, kalkınma bankaları veya çok taraflı kuruluşlarca sağlanan ve koruma zincirinin güvenilirliğini artıran ikincil risk azaltım unsurudur.
✓    Teminat ve Hesap Bankası Güvenceleri: Teminatın bağımsız bir hesapta tutulması, hesap bankasına ilişkin asgari derecelendirme koşulları, ikame mekanizmaları ile haircut ve tamamlama hükümleridir.
✓    Orantılı/Ardışık Amortisman Geçiş Tetikleyicileri: Portföy performansında bozulma halinde anapara dağıtım önceliğini kıdemli dilimler lehine yeniden düzenleyerek kredi güçlendirme seviyesinin korunmasına katkı sağlayan mekanizmalardır.
4. SENTETİK SEKÜRİTİZASYON DERECELENDİRME METODOLOJİSİ
Sentetik seküritizasyon alanında Sentetik Seküritizasyon Rating (SSR) notuna yönelik değerlendirme, yalnızca koruma alıcısının temerrüt olasılığı ile sınırlı değildir. Söz konusu durum, sentetik seküritizasyonun daha kompleks bir yapıya sahip olması ve farklı bileşenleri (referans portföy, koruma mekanizması, koruma sağlayıcısı) bir araya getirmesinden kaynaklanmaktadır.
Koruma yapısına ve dayanak varlık sınıfına bağlı olarak metodolojinin dikkate aldığı kriterler değişkenlik arz etmekle birlikte, üç koruma yapısı da aynı metodolojik çerçeve üzerinden değerlendirilmektedir. Bu açıdan SSR metodolojisi, ihraç türüne göre ayrı çerçeveler öngören geleneksel yapılandırılmış finansman metodolojisinden ayrışmakta; tek bir çerçeve üzerinden, model bazında kalibre edilen ağırlıklar ve eşiklerle uygulanmaktadır.
Şekil 3: Analitik Çerçeve 
4.1 Baz Not
Baz Not, SSR notu oluşum sürecinin başlangıç noktasını teşkil etmekte olup, işlemin yapısal kalibrasyonuna ve koruma mekanizmasının temel güvenilirliğine ilişkin bir dizi kriterin matrisler ve geçiş matrisleri (transition matrix) aracılığıyla birleştirilmesiyle üretilmektedir.
Baz Not’un çekirdeğini, referans portföyün birinci zarar dilimi kalınlığının beklenen zarara (EL) oranı ile kıdemli dilimin başladığı noktanın (detachment point) olumsuz senaryoda hesaplanan beklenmedik zarara (UL) oranı oluşturmaktadır. Birinci zarar dilimi beklenen zarara ancak eşitse veya onun altında kalıyorsa, koruma sağlayıcısı normal seyreden ve öngörülebilir kayıpları dahi üstlenmek durumunda kalır; bu durum işlemin ekonomik mantığını zayıflatır, zira sentetik korumanın amacı istisnai kayıplara karşı koruma sağlamaktır.
Yapısal kalibrasyonun ardından Baz Not, koruma sağlayıcısının kredi kalitesi ile önemli risk transferinin (SRT) tanınma koşulunun karşılanıp karşılanmadığına ilişkin bir matrisle düzeltilmekte; son olarak işlemin dayandığı analitik temelin güvenilirliği (senaryo ayrışmasının netliği ve veri yeterliliği) sınanmaktadır.
4.2 Niteliksel Değerlendirmeler
Niteliksel değerlendirmeler, koruma yapısı ve dayanak varlık sınıfına göre ağırlık düzeyleri farklılaşmakla birlikte, tüm modellerde ortak bir kategori yapısı üzerinden yürütülmektedir. Niteliksel değerlendirme sonucu, Baz Not’u belirli bir bant içinde etkileyerek Temel Risk Profilini (TRP) oluşturmaktadır.
Niteliksel değerlendirmenin Baz Not üzerindeki etki aralığı asimetriktir. Kriterlerin büyük çoğunluğunun karşılanmış olması işlemin beklenen asgari standardı sağladığını doğrulamakta ve Baz Not’u ölçülü bir marjla teyit etmektedir. Buna karşılık kriterlerin önemli bir kısmında zafiyet tespit edilmesi, yalnızca tekil bir eksikliği değil, çoğu zaman birbiriyle ilişkili ve birikimli bir risk örüntüsünü işaret etmekte; bu da Baz Not’un dayandığı yapısal kalibrasyonun fiiliyatta öngörüldüğü gibi çalışmayabileceğine dair daha güçlü bir sinyal taşımaktadır.
4.3 Modülatör Değerlendirmeleri
Niteliksel kriterlerden farklı olarak modülatörler ağırlıklı bir puanlamaya tabi tutulmamakta; her modülatör kriterinin seçilen şıkkı kendi başına ve doğrudan bir not düzeltmesi veya rating tavanı (cap) üretmektedir. Modülatör değerlendirmesi sonucunun yansıtılmasıyla Bağımsız Risk Profili (BRP) oluşmaktadır.
Modülatör aşamasının temel amacı, işlemin kredibilitesi üzerinde etkisi yüksek ancak görülme sıklığı düşük olan durumların sağlıklı biçimde ele alınabilmesini sağlamaktır. Altı modülatör kriteri belirli bir sırayla ve kademeli biçimde uygulanmakta olup, her kriterin etkisi kendisinden önce uygulanan modülatörlerin sonucunda oluşan not üzerinden hesaplanmaktadır: olağan dışı risk unsuru, erken sonlandırma, bağlı taraf ilişkisi, First-to-Default sepet yapısı, kaynak kuruluş kredibilitesi ve teminat yeniden yatırım risk düzeyi.
Modülatörlerin çoğunda ortak bir tasarım ilkesi gözetilmektedir: en olumsuz şıkkın etkisi, işlemin o ana kadar ulaştığı notun bandına göre farklılaşmaktadır. Bu yaklaşım, yüksek notlu bir işlemde tespit edilen aynı zafiyetin göreli olarak daha ağır bir uyarı taşıdığı ilkesine dayanmaktadır.
4.4 Stres Testi, Senaryo ve Makroekonomik Değerlendirmeler
Sentetik seküritizasyon işlemlerinde stres testi değerlendirmesi, JCR ER’nin işlemi kendi başına yeniden test ettiği bir süreç olmaktan ziyade, koruma alıcısının referans portföye ve koruma yapısına yönelik gerçekleştirdiği stres testlerinin makuliyetinin incelenmesi esasına dayanmaktadır. Koruma alıcısının kullandığı senaryo tasarımı, şok büyüklükleri, risk faktörü seçimi ve varsayımların gerçekçiliği; JCR ER’nin ilgili varlık sınıfı ve makroekonomik görünüm için kendi bünyesinde ürettiği referans stres testleriyle karşılaştırılmaktadır.
Makroekonomik ve sektörel değerlendirmeler, niteliksel kriterlerden farklı olarak SSR notunu doğrudan etkileyen bir puanlama üretmemektedir. Bu değerlendirmelerin işlevi, koruma alıcısının stres testlerinde ve senaryo analizlerinde kullandığı makroekonomik varsayımların karşılaştırılacağı bağımsız bir referans noktası oluşturmaktır. İki test seti arasında önemli bir sapma bulunması durumunda, etkiler Baz Not mekanizması ve niteliksel değerlendirme kriterleri vasıtasıyla derecelendirmeye yansıtılmaktadır.
4.5 Önemli Risk Transferine (SRT) Yaklaşım
JCR ER tarafından sentetik seküritizasyon işlemlerinin derecelendirilmesinde, önemli risk transferinin düzenleyici otoriteler tarafından tanınıp tanınmadığı tek başına belirleyici bir rating girdisi olarak kullanılmamaktadır. Düzenleyici SRT tanınması, kaynak kuruluşun sermaye hesaplamasında kredi riski azaltımından yararlanabilmesi açısından önem taşımakla birlikte, işlem notu açısından esas değerlendirme kredi koruma mekanizmasının ekonomik, hukuki ve operasyonel olarak çalışabilirliği üzerinden yapılmaktadır.
Bu kapsamda nicel eşiğin karşılanması da tek başına yeterli görülmemektedir. Örtülü destek sağlanması, koruma maliyetinin işlemle elde edilen sermaye rahatlamasıyla orantısız hale gelmesi, sentetik fazla spread taahhüdünün transfer edilen riski fiilen daraltması, erken sonlandırma ve çağrı opsiyonlarının korumayı en çok ihtiyaç duyulacağı dönemde ortadan kaldırabilmesi ile kredi olayı tanımlarının ve zarar tahsis mekanizmasının riskin fiilen devrini engelleyecek biçimde kurgulanması; nicel eşik karşılansa dahi risk transferinin özünü zedeleyen durumlar olarak ele alınmaktadır.
Risk transferinin ekonomik ve hukuki niteliği güvenilir biçimde ortaya konulamıyorsa veya temel koruma mekanizması analiz edilebilir nitelikte değilse, JCR ER ilgili işleme not vermekten kaçınabilmektedir.
4.6 Destek Değerlendirmeleri
Geleneksel yapılandırılmış finansman metodolojisinden farklı olarak, sentetik seküritizasyon metodolojisinde grup desteği değerlendirmesi kullanılmamaktadır. Grup desteği kriteri, fonun referans portföyden yapılan tahsilatlara dayalı bağımsız bir nakit akışına sahip olduğu varsayımına dayanmakta olup bu varsayım, gerçek satışa dayalı geleneksel yapıya özgüdür. Sentetik seküritizasyonda fonlanmamış yapılarda böyle bir fon bulunmamakta; fonlanmış yapılarda dahi özel amaçlı kuruluşun nakit akışı referans portföy tahsilatlarına değil, yatırılmış teminata dayanmaktadır.
Destek değerlendirmesi bu doğrultuda yalnızca kamu ile ilişkili destek unsurlarına odaklanmakta olup, koruma yapısından bağımsız olarak tüm modellerde uygulanabilir olmakla birlikte dayanak varlık sınıfı bakımından yalnızca kurumsal kredi ve ticari gayrimenkul modelleriyle sınırlıdır. Kamunun yönetimsel kontrol ve ortaklık düzeyi, devlet gelir garantisi, kamu ile ilgili faaliyetler ve mevzuat aracılığıyla sağlanan destekler olmak üzere dört kriterin değerlendirilmesi sonucunda elde edilen notlardan en yüksek olanı esas alınmaktadır.
4.7 Dilimler Arası Not Farklılaştırması
Metodoloji, temel olarak kıdemli dilimin (Kıdemli Dilim SSR Notu) derecelendirilmesi üzerine kurgulanmıştır. Üç dilimli bir yapıda mezzanine dilimin kendi başına bir SSR notuna ihtiyaç duyması halinde, bu not kıdemli dilim notundan bağımsız olarak yeniden hesaplanmamakta; kıdemli dilim notu esas alınarak, kıdemsiz dilimin kendi risk profiline göre belirlenen bir not farkıyla türetilmektedir.
Not farkının belirlenmesinde, birinci zarar dilimi kalınlığının beklenen zarara oranı ile detachment point’in beklenmedik zarara oranına ilişkin analizler bir geçiş matrisi aracılığıyla birleştirilmektedir. First-loss dilimi ise gerek iki dilimli gerek üç dilimli yapılarda tipik olarak kaynak kuruluş tarafından elde tutulan ve risk tutma (risk retention) yükümlülüğüne konu olan bir katman olduğundan, bu dilime ayrıca bir SSR notu atanmamakta; derecelendirilmemiş (Not Rated / NR) olarak sınıflandırılmaktadır.
4.8 Ön Not ve Nihai Not
Esas derecelendirme görüşü; nihai işlem dokümanları, referans portföy verisi, kredi koruma sözleşmesi, teminat yapısı, koruma sağlayıcısı bilgileri, hukuki görüşler ve kapanış koşulları analiz edildikten sonra verilen nihai SSR notudur. İşlem kapanışı öncesinde talep edilmesi halinde, taslak işlem dokümanları, geçici referans portföy verileri ve varsayımsal yapılandırma parametreleri üzerinden ön not veya gösterge niteliğinde bir değerlendirme yapılabilmektedir.
Ön not, nihai rating niteliği taşımaz ve işlem kapanışı sonrasında verilecek nihai SSR notunun aynı seviyede olacağına dair bir taahhüt oluşturmaz. Yalnızca değerlendirme tarihinde mevcut olan bilgi ve varsayımlar çerçevesinde oluşturulan koşullu bir kredi görüşü olarak ele alınmakta; revize edilebilmekte, nihai nottan farklılaşabilmekte veya geri çekilebilmektedir.
5. KOMİTE DEĞERLENDİRMELERİ
JCR ER sentetik seküritizasyon metodolojisinde son aşama derecelendirme komitesinin değerlendirme aşamasıdır. Komite, yapılan tüm analizlerin ve öngörülen risklerin gözden geçirilmesinden sonra ihraç için nihai rating notunu belirlemektedir.
Komite, analistlerden bağımsız olarak yapılan bir değerlendirme süreci sunmakta; analistlerin raporlarını ve önerilerini tekrar gözden geçirerek notlama sürecine ek bir kontrol katmanı eklemektedir. Derecelendirme komitesi, metodoloji sonuçlarını baz almak suretiyle analistlerin uzman görüşleri, ihraca özgü spesifik bilgiler, istisnai durumlar ve peer grubu karşılaştırması gibi bilgileri de dikkate alarak nihai not atamasını oy çokluğuyla gerçekleştirmektedir.
6. İZLEME (SURVEILLANCE) SÜRECİ
SSR notlarının geçerliliği, koruma anlaşmasının vadesiyle uyumlu biçimde belirlenmekte olup koruma süresinin sona ermesiyle birlikte atanan notlar geçerliliğini yitirmektedir. Sentetik seküritizasyon işlemlerinin dinamik doğası gereği referans portföyün performansı, koruma sağlayıcısının kredi kalitesi, teminatın piyasa değeri ve işlemin yapısal bütünlüğü gibi birçok hususa maruz kalması nedeniyle, işlemin koruma süresi sona erene kadar SSR notları düzenli olarak gözden geçirilmekte ve gerekli durumlarda not revizyonları yapılabilmektedir.
İzleme kapsamında kaynak kuruluşun kredibilitesi, koruma sağlayıcısının statüsü ve kredi değerliliği, önemli risk transferi tanıma koşullarının geçerliliği, taraf bağımsızlığı, ihraç öncesi belirlenen senaryo varsayımları ile beklenen kayıp (EL) ve beklenmedik kayıp (UL) oranları ve fonlanmış teminatın güncel piyasa değeri ile likiditesi takip edilmektedir. Yenileme (replenishment) dönemi içeren işlemlerde ayrıca, eklenen varlıkların uygunluk kriterlerine uyumu ile portföyün genel risk profilinin seyri birlikte değerlendirilmektedir.