Temerrüt Hali ve Temerrüt Olasılığı Tanımları

TEMERRÜT HALİ VE TEMERRÜT OLASILIĞI TANIMLARI

Temerrüdün tanımı varlık sınıflarına, düzenleyici otoritenin belirlediği kurallara ve borçlu kuruluş ile borçlanma sözleşme şartlarına göre değişiklik gösterebilir. Bir ödeme yükümlülüğünü birkaç gün geciktirmek veya iflas kararı aldırmak, çapraz temerrüde yol açan kredi sözleşme şartlarından birisini ihlal etmek şeklinde olabilir. Örneğin banka kredilerinde genellikle banka gözetim otoriteleri 90 günü aşan geri ödemelere konu kredileri temerrüt tanımına dahil ederler. Bu nedenle temerrüt olasılığı hesaplarken altında yatan temerrüt tanımını çok iyi anlamış olmak gerekir. Ayrıca, temerrüt değerlendirmesinin yapıldığı zaman dilimi de önem arz etmektedir. Bir yıllık temerrüt olasılığının kullanılması gelecek 12 ayda oluşabilecek temerrüdü değerlendirmek anlamına gelir. Birikimli veya birkaç yıllık temerrüt olasılığı kullanıldığında ise gelecekteki birkaç yılda oluşabilecek temerrüt değerlendiriliyor demektir.

Bankaların sermaye yükümlülüklerini hesaplama aşamasında risk bileşeni olarak dikkate alacakları Temerrüt hali ve temerrüt olasılığı JCR ER metodolojik alt yapısında Basel düzenlemelerine paralel olarak tanımlanmaktadır. Buna göre bir kredi alacağının veya alım-satım amacıyla edinilmiş borçlanma senetlerinin;

·       Teminatını (varsa) nakde çevirmeden borçlularının aldıkları krediyi veya ihraç ettikleri borçlanma araçlarının bedellerini geri ödeme olasılığının kalmadığına veya bulunmadığına JCR ER tarafından kanaat getirilmesi,

·       Limit aşımlarının, limitin aşıldığı tarihten itibaren (vadeden itibaren değil) 90 gün içerisinde (veya yerel denetim otoriteleri tarafından belirlenecek asgari süreler içinde) giderilmemiş olması,

·       Önemli tutarı kredinin vadesi geçtiği halde 90 gün içerisinde (veya denetim otoritelerinin belirlediği süre içerisinde) ödenmemiş olması,

·       Dönem faizlerinin en geç, taraflarca anlaşılan tarihlere kadar ödenmemiş olması,

Hallerinden en az birisinin oluşması Temerrüt hali olarak tanımlanmaktadır. Ödenmeme olasılığının kalmamış olmasına kanat getirmek için aşağıdaki göstergelerin dikkate alınacaktır;

·       Mevcut bir kredi borcunun alacaklı tarafından tahakkuk etmemiş bir statüye koyulmuş olması,

·       Kredi kalitesinde önemli bir düşüş yaşanması,

·       Alacaklının krediyi önemli zarara yol açacak şekilde satması veya devretmesi,

·       Anapara faiz ve diğer eklentilerinin bir kısmından feragat edilmesi veya ertelenmesi nedeniyle zarara yol açacak bir finansal azalma ihtimalini göz önüne alarak hacze başvurulmuş olması ve kredinin yeniden yapılandırılması,

·       Banka tarafından borçlunun müflis ilan edilmesi için yasal mercilere bas vurmuş olması,

·       Borçlunun bizzat kendisi tarafından müflis ilan edilmesi için yasal mercilere bas vurulmuş olması,

Hallerinden herhangi birinin oluşması gerekmektedir.

JCR ER sistematiğinde kredi veya borçlu ayrımı yapılmamaktadır. O nedenle bu tanıma perakende krediler de dahil edilmektedir.  Zira bu ayrımın önemi şurada yatmaktadır: Borçlu belirli bir borcu ödeyemez/ödemez ise temerrüt tanımı kredi düzeyine indirgenen kredilerde borçlunun diğer kredilerine temerrüt hali uygulanmasını gerektirmez. Oysa temerrüt tanımı borçlu kriterine indirgenmiş ise bir kredinin ödenmemiş olması halinde borçlunun tüm kredileri temerrüt kapsamına alınmaktadır. JCR ER temerrüt tanımında böyle bir ayırım gözetilmemektedir.

Temerrüt olasılığı, borçlunun önceden tanımlanmış bir zaman süresinde ödeyememe olasılığıdır. JCR ER metodolojisinde temerrüt olasılığı; borçlunun temerrüdünün varlık değerinin belli bir limitin altına düşmesi ile tetiklendiği üzerine kurulmuştur.  Borçlunun varlıklarının yükümlülüklerine eşit olduğu seviye alt limit olarak benimsenmiştir. Temerrüt olasılığı, işletmelerin operasyonlarından kaynaklanan nakit akımı ile finansal yükümlülükleri içerisinde yer alan anapara ve faiz ödemelerinin doğru orantılı bir fonksiyonudur. Temerrüt olasılığının doğru tahmin edilebilmesi için temerrüt anında kayıp konusunda belli bir varsayım yapılmasını gerektirmektedir. Söz konusu iki risk bileşeninin birbirinden ayrılması her varlık kategorisi için aynı kolaylıkta olmamaktadır. Sözgelimi, hisse senedi benzeri bir varlıkta, ihraç eden şirketin temerrüde düşmesi halinde hisse değeri sıfıra düşeceği için temerrüt riskinin yalnızca temerrüt olasılığından kaynaklandığı ve temerrüt anında hiçbir iyileşme beklenmeyeceği söylenebilir. Ancak şirket tahvilleri şeklindeki varlıklarda ise temerrüt riskinin ayrıştırılması öldükçe kolay yapılabilir.  Bu kapsamda Finansal yükümlülüklerine kıyasla operasyonlarından yüksek nakit akımı elde edebilen şirketler, daha düşük nakit akımı elde eden şirketlere nazaran daha düşük temerrüt olasılığına sahiplerdir. Buna bağlı olarak yüksek derecede nakit akımı sağlayan aktiflere sahip olan firmalar, sağlayamayan şirketlere göre daha düşük temerrüt riskine sahiptir. Daha stabil nakit akımı daha düşük temerrüt olasılığına ve daha düşük temerrüt risk primine yol açar. Daha durağan ve beklentileri karşılayan sektörlerde çalışan firmalar, dalgalı ve değişken sektörde operasyon sürdüren şirketlere göre daha düşük temerrüt risk primine sahiplerdir.

 

Sonuç olarak; temerrüt olasılığı, borçlularının aldıkları veya almayı planladıkları kredinin, ihraç ettikleri veya ihraç etmeyi planladıkları borçlanma araçlarının anapara ve faiz bedellerini geri ödeme belirlenen vadelerde ödeyip ödemeyeceğine dair JCR ER’in yüzdesel ve sayısal kanaatidir.

 

FİNANSAL GÜÇLÜK, FİNANSAL BAŞARI/BAŞARISIZLIK OLASILIĞI VE İFLAS KAVRAMLARI

 

Finansal Güçlük, firma faaliyetlerinde ya da yapısında büyük ölçekli bir değişiklik olmaksızın çözülemeyecek ağır likidite problemlerini ifade edecek bir seviyeye gelmesi olarak tariflenmektedir.

Finansal başarısızlıkise, kazançların yatırımın tarihi maliyetine oranının sermaye maliyetinden daha düşük olması durumudur. Finansal başarısızlık, olumsuz olay ya da olaylar zinciri şeklinde cereyan eden dinamik bir finansal baskı (financial distress) sürecinin özel ve bazen de son eşik noktasıdır. Finansal baskı, şiddeti farklı olmak üzere, hemen her dönemde her şirket için söz konusu olan bir süreçtir. Bu sürecin hangi aşamasında finansal başarısızlığın şiddetinin ve sonuçta temerrüde düşme ihtimalinin artacağını istatistiksel yöntemlerle tahmin etmek çok önem arz etmektedir.

Finansal başarısızlığın göstergeleri veya nedenleri hakkında literatür birlikteliği olmasa bile kilit yönetimdeki hızlı değişim, önemli müşterilerin kaybedilmesi, faaliyet zararları, nakit açıkları, alacakların tahsilinde sorunlar yaşanması finansal baskının ilk aşamasıdır.  Orta aşaması ise sürekli faaliyet zararları, borç ödemelerinde ek vade ve yeniden yapılandırma talepleri, borç sözleşmelerinin ihlali, tedarikçi ilişkilerinde bozulmalar, nakit yönetiminin zorluklarla yürütülmesi gibi hususlar ön plana çıkar. Geç aşamadaysa, faaliyetlerden kar elde etme ihtimali imkânsız hale gelir, nakit açıkları giderek büyür, borç sözleşmelerinin ihlali süreklileşir, alacakların tahsili zorlaşır ve en önemlisi nitelikli çalışanların istifaları artmaya başlar. Finansal başarısızlık iki alt başlık halini yansıtır.

Teknik Ödeme Güçlüğü: Varlıklarıntoplam borçlardan fazla olması ya da zararın öz kaynakları aşması söz konusu olmasa dahi firmaların vadesi gelen yükümlülüklerini karşılayamaması hali olup, işletmenin teknik likiditesini kaybetmesi olarak yorumlanır.

Borçların Yeniden Yapılandırılması: Borçluların finansal güçlükleri ile ilgili olmayacak şekilde alacaklıların gönüllü olarak yaptıkları vade/teminat/faiz/limit vb. alanlardaki iyileştirmeler hariç olmak üzere borçluların finansal güçlüklerini gidermek için zorunlu olarak yapılan iyileştirmelerdir.

İflas: Firmanın reel net değerinin negatif olması, firma borçlarının toplam aktifleri aşması halidir.

Finansal başarı ya da başarısızlık, finansal güçlük ya da finansal baskının firmaları etkileme derecesine göre şekillenir. Finansal baskının derecesi ise finansal ve operasyonel alt başlıklarında yer alan kümlerde yer alan nedenler tarafından belirlenir. Finansal baskı, şirketin öz varlık seviyesinin optimum noktalardan uzaklığına ya da yakınlığına ve ayrıca, şirketlerin nakit akımı yaratma kabiliyetlerine göre, kısacası borç ödeme gücü ile nakit yaratma gücüne göre şiddetli ya da hafif olarak hissedilir.     

Finansal Başarı Olasılığı, kredi almak, menkul kıymet ihraç etmek yoluyla elde edilen fonların ve bu fonların faizlerinin kredi verenlere veya yatırımcılara geri ödenebilme kapasitesinin derecesidir. Bu kapasitenin derecesi ile temerrüt olasılığı doğrusal orantılı olup temerrüt olasılığı arttıkça, finansal başarı oranı azalmak ya da tersi olmak durumundadır. Geri ödeyememe riski azaldıkça finansal başarı oranının limiti %100’e yaklaşmaktadır. JCR ER verdiği notların denk geldiği finansal başarı yüzdeleri ile temerrüt olasılıkları aşağıda gösterilmiştir.      

Finansal Güçlük göstergeleri:

·       Nakit akımı(Şimdiki nakit akımının analizi ve bütçede öngörülen varsayımlara dayanarak gelecek dönemdeki nakit akımının tahmini),

·       Strateji (Maliyet Yapısı, Sektörel teknik yatırımların seviyesi, yönetim kalitesi),

·       Finansal Tablolar (Likidite oranları, karlılık oranları, vs)

·       Dış değişkenler (Global gelişmeler, ülke riski, endüstri riski) 

 

TEMERRÜT TANIMI ve DERECELENDİRME NOT ARALIKLARI

 

JCR Eurasia Rating’in metodolojik yaklaşımında; kuruluşların finansal ve ticari borçları ile ihraç ettikleri menkul kıymetlerine ilişkin faiz, temettü ve anaparalarının öngörülmüş tarihte (kısa ve uzun) ve muacceliyet kesbetmek kaydıyla alacaklının talebi halinde ödenmemesi durumu temerrüt olarak tariflenmektedir.

Derecelendirme, yükümlü veya borçlunun anapara, faiz ve diğer eklenti yükümlülüklerini ödünç sözleşmesine uygun bir şekilde zamanında ve tam olarak ödeme isteği ve kabiliyetinin var olup olmadığını ve seviyesini belirlenmiş kriterler dâhilinde tespit etmeye çalışır. Bu açıdan gerek yatırım yapılabilir gerekse spekülatif seviyelerdeki notların içerisinde bulunan tüm alt kategorilere denk gelen ana notların ve çentiklerinin (notch) hemen hepsi farklı oranlarda da olsa belli bir temerrüt olasılığı içermektedir.  Not grupları arasındaki Temerrüt derecelerinin seviyesi ise aşağıdaki kıstas ve varsayımlara göre belirlenmektedir.

(AAA – AA – A)

JCR Eurasia Rating’in metodolojik sistematiğine göre derecelendirilen kuruluşların bu grupta yer alabilmesi için;

1.    Para veya sermaye piyasalarından veyahut da diğer yollardan finansman ve proje yapısına uygun miktar ve maliyetlerle kredilendirilmiş/kredilendirilecek olması veya bu yapıya uygun olarak fon temin edilmiş/edilecek olması,

2.    Anapara, faiz ve diğer yükümlülük ödemelerinin, ödeme gücüne ve nakit akımına göre yapılandırılmış/yapılandırılacak olması,

3.    Geri ödemelerinin süresinde yapılmış olması ve gelecekte de geri ödeme sorunları beklenmemesi,

4.    Kredi değerliliğinin zayıflama emarelerinin görülmemesi,

(BBB – BB – B)

JCR Eurasia Rating’in metodolojik sistematiğine göre derecelendirilen kuruluşların bu grupta yer alabilmesi için;

1.    Kredilendirilebilir nitelikte finansman yapısına sahip olunması,

2.    Cari dönem için anapara, faiz ve diğer yükümlülük ödemelerinde sorun bulunmaması,

3.    Gelecek dönemler için anapara, faiz ve diğer yükümlülük ödemelerinde olumsuz gelişmelerin olabileceğine yönelik emarelerin belirlenmesi,

4.    Gelecek için beliren olumsuz emarelerin giderilmesinin zor olacağının tahmin edilmesi,

5.    Önemli ölçüde finansal risk taşıması,

6.    Nakit akışlarında düzensizlik ve kontrolsüzlük halinin tespit edilmesi,

7.    Üç ayı geçmemek kaydıyla ödemelerinde gecikmelerin bulunması,

8.    Teknik ödeme güçlüğü ve finansal başarısızlık haline rağmen operasyonel gücünü koruyor olması

(CCC – CC – C)

JCR Eurasia Rating’in metodolojik sistematiğine göre derecelendirilen kuruluşların bu grupta yer alabilmesi için;

1.    Borçlarının vadesinde ödenmesi açısından öz kaynaklarının yetersiz kalması veya bu ihtimalin ortaya çıkması,

2.    Borçlarının tamamının vadesinde ödenmesi açısından serbest varlıklarının yetersiz kalması,

3.    Kredi değerliliğinin zayıfladığının kesin olarak tespit edilmiş olması,

4.    Borcun anapara veya faizinin ödenmesi gereken tarihten itibaren altı ayı geçmemek kaydıyla üç aydan fazla geç ödenmesi veya ödemelerin bu sürelere sarkacağı yönünde kanaat getirilmesi,

5.    İşletme sermayesinde ve bunun finansmanında likidite sıkıntısı içerisine girilmesi,

6.    Operasyonel gücünün ve pazar payının zayıflaması

(DDD – DD – D)

JCR Eurasia Rating’in metodolojik sistematiğine göre derecelendirilen kuruluşların bu grupta yer alabilmesi için;

1.    Borçlarının vadesinde ödenmesinin mümkün görülmemiş olması,

2.    DDD kategorisi için bir yılı geçmemek üzere ödemelerinde altı aydan fazla gecikmelerin bulunması, DD kategorisi için ise, ödemelerinde bir yıldan fazla gecikmelerin olması,

3.    Sadece DDD kategorisi için geçerli olmak kaydıyla, birleşme, yeni ve özel ilave finansman bulma, satma vb yollarla sağlanacak kaynaklarla borç ödeme için yeterli fon yaratma kapasitesine sahip olunması,

4.    Kredi değerliliğinin çok önemli ölçüde yok olması,

5.    Operasyonel gücünü ve pazar payını kaybetmesi

Gerekmektedir.

 

Özel Durumlar

 

1.    Üç ayı geçmemek kaydıyla ticari ve finansal yükümlülüklerine ilişkin ödemelerinde gecikme olan firmaların banka kredilerini vade uzatımı yoluyla yapılandırmaları halinde, kredi değerliliğinin durumuna göre (BBB-BB-B) aralığındaki notlardan birisi tayin edilir.

2.  Geçmiş üç aydan fazla bir süre zarfında ticari ve finansal yükümlülüklerine ilişkin ödemelerinde gecikme olan firmaların banka kredilerini vade uzatımı yoluyla yapılandırmaları halinde, kredi değerliliğinin durumuna göre (CCC-CC-C) aralığındaki notlardan birisi tayin edilir.

3.    Borçlanma araçları ihracına ilişkin ödemelerin orijinal vadelerinde yapılamayacağını ve yeniden yapılandırma talep edeceğini vade öncesinde yatırımcılara bildiren ve bu talepleri kabul edilen firmalar için kredi değerliliğinin durumuna göre (BB-B-CCC-CC-C) aralığındaki notlardan en uygun olanı tayin edilir.

4.    Borçlanma araçları ihracına ilişkin ödemelerin orijinal vadelerinde yapılamayacağını ve yeniden yapılandırma talep edeceğini vade öncesinde veya vadede yatırımcılara bildiren ve bu talepleri kabul edilmeyen firmalar için kredi değerliliğinin durumuna göre (DDD-DD-D) aralığındaki notlardan en uygun olanı tayin edilir.